AKILCI İLAÇ KULLANIMI NEDİR VE İLKELERİ NELERDİR?

ÇOCUKLARDA İLAÇ KULLANIMI

 

 

Akılcı ilaç kullanımı (AİK) ilaç kullanırken doğruları uygulamak ve bilinçli olmaktır. Sağlık alanında evrensel düzeyde yetkin kurum Dünya Sağlık Örgütü’dür (DSÖ). AİK konusunda DSÖ somut bir duruş sergilemiş ve herkesçe kabul gören bir tanımlamada bulunmuştur. Buna göre AİK, “hastaların hastalıkları ve kendi bireysel özelliklerine uygun ilacı, uygun süre ve kullanım şekliyle, uygun maliyette almalarına yönelik kurallara uyulması” olarak tanımlanmıştır.

AİK,

• Belirlenen doğru ilacın,
• Doğru miktarda,
• Doğru uygulama yoluyla,
• Doğru zamanlamayla,
• Yeterli bilgilendirme yapılarak ve
• Maliyet uygunluğu da dikkate alınarak kullanılması ilkelerinin bütünüdür.

Dolayısıyla bu ilkeler ilacın üretiminden eczaneye ulaşmasına; reçeteye doktor tarafından yazılıp hasta tarafından kullanılmasına; etki ve yan etkileri bakımından dikkatli olunmasından atıklarının kuralına uygun imhasına kadar pek çok alt konu başlığı ile ilişkilendirilen “doğru”ları kapsar. Söz konusu bu doğruların yerine getirilmesi bakımdan başta hekimler olmak üzere çok sayıda
kişi ve kuruma önemli sorumluluklar düşer.

Hekimin düzenlediği tedavinin başarısında hastaların bilinçli davranmasının belirleyici rolü bulunur. Hastaların tüm bu süreç hakkında yeterli bilgi sahibi olmaları gerekir. Tedavi sürecinde doğru hasta-hekim ilişkisi kurulması önemlidir. Hekim, AİK’te en yetkin konumdaki kişidir. Hastalarına doğru teşhis koyan hekim, bunu yaparak AİK’in ilk adımını atar. AİK ilkeleri gereği hastaya doğru teşhisi koymasının ardından akılcı tedavi sürecinde hekim aşağıdaki yolu izler;

• Hastalığın teşhisini hastaya/yakınına dikkatlice tanımlar.
• Tedavi amaçlarını belirler, bunu hasta/yakınları ile paylaşır.
• Değişik seçenekler içinden etkinliği kanıtlanmış ve güvenilir bir tedaviyi o hasta için seçer.

 

AİK, ilacın kullanılacağı hastada seçilen uygun ilaçla ilgili tüm bilimsel doğruları kapsar.

• İlaç seçiminde etkililik, güvenlilik, uygunluk ve maliyet ölçütlerini dikkate alır.
• Hemen her hastalıkta hastaya uygun ilaç dışı tedaviler (düşük kalorili ve tuzsuz diyet, sigara içmeme, egzersiz yapma vb.) önerir.
• Gereken hastalar için uygun bir reçete yazar.
• Reçeteye yazılan ilaçla ilgili/tedavi ile ilgili anlaşılır bilgiler ve talimatlar verir.
• Gerek gördüğü konularda tedavi ile ilgili uyarılarda bulunur.
• Tedavi süresini belirtir.
• Hastaya verdiği bilgilerin doğru anlaşıldığından emin olduktan sonra tedaviye başlar.
• Tedavi sonuçlarını izler.
• Tüm bu süreçte hastayla /hasta yakınıyla iyi iletişim kurarak sürecin başarılı olmasına dikkat eder.

Hastaların hekimin gösterdiği yukarıdaki titiz çabayı hekim olmayan bir kişinin kendi başına sergilemesinin olanaklı olmamasıdır. Dolayısıyla hastalar kendilerini hekimlerinin yerine asla koymamalı, ilaçla tedavi olmaya (ilaç/ürün seçiminde bulunmaya) kendi başına karar vermemelidir. Hasta ve hasta yakını olan birisi, kendisinin veya yakınının ilaçla tedavisi yapılırken öncelikle bilinçli olmak zorundadır. Aşağıda bu bakımdan sizlere katkı sağlayacak bazı pratik bilgilere yer verilmiştir.

• Hastalandığınızda ilaç tedavisine ihtiyacınız olup olmadığını doktorunuz belirler.

 

“Hekim hastasının tedavisini düzenlerken mutlaka hastasının bireysel özelliklerini dikkate alarak ilaç seçiminde bulunur.”

• İlaç tedavisi gereken durumlarda kullanacağınız doğru ilaca da doktorunuz karar verir.
• İlaç vücuda alındıktan sonra emilir, vücutta dağılır, süreç içerisinde yıkılır ve vücuttan atılır. Vücut içerisinde gerçekleşen bu olayların her biri çocuklar, ergenler, erişkinler ve yaşlılar arasında çeşitli farklılıklar gösterir. Dolayısıyla ilaçların vücutta meydana getirdikleri etkiler, olası yan etkiler/karşıt etkiler, ilacın vücutta kalma süresi gibi pek çok durum, her yaş grubu arasında çeşitli
farklılıklar gösterir.
• İlacınızı kullanırken, doktorunuzun, eczacınızın ve diğer sağlık çalışanlarının bilgilendirme ve yönlendirmelerine tam olarak uymanız tedavinizin başarısını artırır.
• İlacınızı kullanmadan önce, ilaç kutusundan çıkan kullanma talimatını dikkatle okuyun; güçlük çekerseniz bir yakınınızdan, eczacınızdan yardım alın. Gerekirse konuyu doktorunuzla görüşün.
• Ağızdan yutarak aldığınız ilaçlarınızı su ile için. Su dışında herhangi bir içecek (meyve suyu, süt, çay, gazoz vb.) ilacınızın etkisini değiştirebilir.
• İlaçlar doğru dozda/miktarda kullanıldığında etkilidir. Şurup gibi ilaçları kullanırken, ilaç kutusundan çıkan ölçü kaşığını kullanın, ölçü aletinin işaret yerlerine dikkat edin. İlacınızı doktorunuzun belirttiği zaman aralıklarında kullanın. İlacın daha kısa ya da daha uzun aralıklarla kullanılması sakıncalıdır.
• Yutularak alınan bazı ilaçlar aç, bazıları ise tok karnına alınır. Bu konuda hekim ve diğer sağlık çalışanlarının önerilerinden ve ilacın kullanma talimatından yararlanın.
• İlacınızı doktorunuzun belirttiği tedavi süresi boyunca kullanın. Bu süreden önce ilacınızı kesmeniz ya da önerilenden daha uzun süre kullanmanız iyileşmenizi engelleyebilir.
• Tedavi, doktor tarafından kişiye özel olarak düzenlenir. Dolayısıyla yakınlarınıza, çevrenizdekilere ilaç önermeyin, onların önerileri doğrultusunda ilaç kullanmayın.
• “Kireçlenme” diye de anılan osteoartrit, yumuşak doku zedelenmeleri ve bel ağrısı gibi hastalıkların/şikayetlerin bir kısmı, her koşulda ilaç tedavisi gerektirmez. Bu gibi hastalıklarda doktorun doğru teşhisiyle birlikte, bazen “ağrı kesici kullanılmasına gerek kalmaksızın” hasta kiloluysa kilo verme, ısı uygulaması, bastonla yürüme gibi basit önlemler yeterli olabilir. Bazen de bunlara
ilave olarak basit bazı ilaçlar kullanılarak sorun giderilebilir. Dolayısıyla, bu gibi durumlarda ağrıyı gidermek amacıyla kendi kendine bilinçsizce ilaç kullanmak, hem ilaç israfına hem de ilave sağlık sorunlarına yol açabilir. Reçetesiz ağrı kesici ilaç kullanımı ve evde bu ilaçları fazla miktarda bulundurma alışkanlığından uzak durun. Bazı ağrı kesiciler mide hassasiyeti olanlarda mide kanamasına bile neden olabilir. Hatta bu ilaçlar kalp ya da böbrek hastalarında hastalığın seyrini olumsuz etkileyebilir.
• Kabızlık toplumda sıkça karşılaşılan bir sindirim sorunudur. Kabızlıkta hemen ilaç tedavisine başvurmak doğru bir yaklaşım değildir. Beslenme düzeninizi gözden geçirin. Kabızlığa yol açan gıdalardan uzak durun. Yiyecekler arasında taze sebze ve meyveler, kepekli tahıllar gibi bol lifli, posalı gıdaların oranının artması, yeterli sıvı alınması, fiziksel aktivite yapılması, tuvalete gitme
işleminin ertelenmeye çalışılmaması, gereksiz yere ağrı kesici kullanılmaması gibi önlemler sorunun çözümünde işe yarar. Başkalarının tavsiyesiyle ilaç kullanmayın. Siz de başkalarına ilaç tavsiye etmeyin.
• Uyku bozukluğu sorunlarının bir kısmı düzensiz uyuma, düzensiz yeme ve aşırı kahve içme alışkanlıkları, uykuya elverişsiz mekanda yatmaya çalışma kaynaklı olabilir. Bazılarında ise altta yatan solunum yolu hastalıkları, kalp damar sorunları, ruhsal sıkıntılar vb. başka nedenlere bağlı olarak uyku bozuklukları görülebilir. Bu tür sorunlarda hekimin tanısı doğrultusunda ilaç tedavisi
gerekiyorsa, ilaç kullanılmalıdır.
• Panik atak, depresyon gibi sağlık sorunları kişinin kendi kendine teşhis koyup tedavisini kendi başına uygulayabilecekleri hastalıklar değildir. Bu tür hastalıkları olduğunu düşünenlerin mutlaka hekime başvurarak, doğru tanı, doğru yönlendirme ve doğru tedavi işlemlerinin yapılması gerekir.
• Kolesterol düşürücü ilaçlar, kan yağ değerleri belirli düzeylerin üzerinde olan ve bu bakımdan risk altında olduğuna hekimi tarafından kanaat getirilen hastalarda, ancak hekimin reçete etmesiyle kullanılırlar. Kişilerin kendi kendine bu ilaçları almasının, düzensiz kullanmasının, beklenen yarardan öte başlı başına ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceği bilinmelidir. Yüksek tansiyon
hastasıysanız, doktorunuzun önerdiği yaşam biçimi değişikliklerine (diyet, kilo verme, tuz kısıtlaması, egzersiz vb.) mutlaka uyun. Bunlara tam olarak uymadan ilaçla kan basıncınızın kontrol altında tutulması mümkün değildir.
• İnternet yoluyla ya da uzaktan erişimin diğer yollarıyla kontrolsüz, güvensiz ilaç/ürün asla almayın. Bu tür yollarla temin edilen ürünlerin kullanımına bağlı ölümcül sorunlar yaşanabilmektedir.
• Tedavinizin ortak katılımcısı olun. İlaç kullanmanızda göz önünde bulundurulması gereken bir rahatsızlığınız varsa (böbrek yetmezliği, karaciğer yetmezliği vb.), önceden kullandığınız başka ilaçlar varsa, herhangi bir ilaca ya da besine alerjiniz varsa, ilaç yutmakta güçlük çekiyorsanız doktorunuzu bu konularda bilgilendirin.
• İlacı nasıl kullanılacağınızı bildiğinizden emin olmanız gerekir. Dolayısıyla, doktorunuzdan, eczacınızdan ilaçlarınız hakkında sizi bilgilendirmelerini isteyin. Unutkanlık vb. sorunlarınız varsa gerektiğinde bu bilgileri yazılı olarak da ayrıntılı iletmelerini isteyin.
• Bitkisel ürün/gıda takviyesi ürün gibi “ilaca alternatifmiş” gibi pazarlanan ürünlerin bilinçsiz, kontrolsüz kullanımından şiddetle kaçının. Bunları kullanmanız halinde, bu sırada bir nedenle ilaç kullanmanız gerektiğinde ise hekiminizi bu konudan mutlaka haberdar edin.
• Doktorunuzun size acil durumlarda kullanmanız için önerdiği ilaçları (dilaltı alınan kalp ilacı, solunum yolunu rahatlatan astım ilacı vb.) unutmayacağınız ve sizin ve tedavinize yardımcı olan kişilerin kolay ulaşabileceği yerlerde tutun.
• İlaç tedaviniz sırasında bu tedaviye bağlı olduğunu düşündüğünüz herhangi bir sorunla karşılaştığınızda, doktorunuzun bu konudaki uyarılarını dikkate alın ve doktorunuzu bu konuda doğrudan bilgilendirin.
• Tedaviniz için ilaçtan mucizevi çareler beklemeyin. Her ilacın beklenen yararı sağlaması için kullanıcısının bilinçli olması şarttır. Kullandığınız her bir ilacın size ayrı sorumluluk getirdiğini, vücudunuza ilave yük yüklediğini unutmayın.

“İlaç kullanımı konusunda akılcı davranın ve çevrenizdekileri bu konuda duyarlı olmaya davet edin. İlaç israfından kaçının. Bu tutum, hem kendinize hem de içinde yaşadığınız topluma karşı sorumluluğunuzdur.”

0 Yorum

Bir Yorum Yazın

BİZE ULAŞIN

Bizimle buradan iletişime geçebilirsiniz. Size en kısa sürede geri dönüş yapacağız.

Gönderiliyor

©2017    b e b e k l e

veya

Bilgilerinizle Giriş Yapınız

veya    

Bilgilerinizi mi unuttunuz?